KÖŞE YAZILARI
Kadir BORAN

Tüm hemşerilerimizin ve milletimizin mübarek Ramazan Bayramını içtenlikle kutlar, hayırlı işler ve iyi günler dilerim.  

Yakın zamanda başımızdan kötü olaylar geçti. Yabani domuzlar yüzünden Traktör yakalattık. Projektör olduğu için mahkemeye çıkarıldık. Aslında projektör domuzları kovalamak maksadıyla traktörde bulunuyordu. Bizim için zor olan, domuzların iki avukatı olmasına rağmen bizim bir tane bile avukatımız yoktu. Yani savunmasız kaldık. Mahkeme sonucunda traktör satılığa çıkarıldı. Tekrar satın aldık.  

Buradan devlet büyüklerimize köyümüz adına ricada bulunmak istiyorum : “Domuzlar mahsullerimize zarar veriyor. O yüzden tarlasını ekmeyen köylülerimiz var. Ekenler de uğraşamıyor. Bu konuda bize yardımcı olsunlar.”  

Buğday fiyatları da geçen senenin 80 ila 100 lira arasında altında. Desteklemeler de ters. Çünkü desteklemeler tarla sahiplerine veriliyor. Yani ekmeyen fakat malı çok olanlara veriliyor. Tarlasını kiraya verip dönümünden 50 lira alıyor. Birde devletten dönüm başına 25 lira alıyor. Hiçbir iş yapmadan dönümünden 75 lira kazanıyor. Çiftçilerimiz ise ektiğinden bırakın para kazanmayı, mazot parasını, tohumluğunu ve gübre parası çıkarmakta bile zorlanıyorlar. 

Muhtar olarak şunu istiyorum : “Avrupa dekarından 700-800 kilo buğday almasına rağmen biz 400-450 kilo buğday alıyoruz. Bizim arazilerimiz sulu arazi. Bize Avrupa standartlarında mahsul alabileceğimiz tohum versinler. Bizim çiftçilerimizin de bu rakamlara çıkmasını istiyoruz.  

Organik tarım hususundaki yaklaşımından dolayı Sayın Kaymakamımızdan çok memnunuz. Bağcılık yapmamız için en az 150 dönüm yer göstermemiz halinde bize destek vereceğini söyledi. Fakat biz kendi içimizdeki problemi henüz çözemedik. Bu işi yapacak 1-2 kişi var. O’da 2 dönüm ediyor. Yeri olanlara “Ya kendin ek, yada bize ver” diyoruz. Ne kendi ekiyor ne de bize veriyor. Atasından kalma olduğu için vermek istemiyor. “Ben öldükten sonra ne yaparsanız yapın” diyor. Hatta geçen sene Ayçiçeği ekmek için icara istediler. Tarlalar kamışlık olmasına rağmen kimse vermek istemedi. Kamışı sökmek ayçiçeğini sökmekten zor olduğu halde yanaşmadılar. En azından tarlalarımızın düzgün kalması ve bakımının yapılması için verilmeliydi.  

Mesela Tokolbükü’nün bu iş için uygun olduğunu düşünüyoruz. Tarla sahiplerinden para istememek ve kaldırılan ilk mahsulden de masrafını düşmek kaydıyla muvafakatname alabilirsek, o zaman bu işlere soyunabiliriz.  

Köylülerimizin büyük çoğunluğu emekli olmasına rağmen, gençlerimizde bu işleri yapabilecek kapasite görüyorum. İstekli olmaları ve ayrıca da eğitimli olmaları kendileri için avantaj. Aslında her şeyimiz var, ama nedense bir türlü sahip olduğumuz gücü harekete geçiremiyoruz.  


Kadir BORAN
07.11.2005

« Geridön