KÖŞE YAZILARI
Birlikten Güçlü Üreticiler Doğar

Beyazarına yeni geldiğimde beni etkileyen şeylerden birisi de halkının çalışkan ve üretken olmasıydı. Türk halkının bu güzel hasletinin bu güzel beldede hala dipdiri bir şekilde yaşıyor olması gerçekten çok güzel bir olay. Her kesimde olduğu gibi bunu çiftçilikte uğraşan kesimde de görmek mümkün.  

Sabrın tevekkülle mayalandığı başka bir üretim alanı daha var mıdır ? Çiftçilerimiz toprağı hazırlar, tohumu eker, suyunu, gübresini verir ve mahsulü sabır ve tevekkülle bekler. Toprak kendisine verilen emeğe, alın terine hiçbir zaman nankörlük etmez. Onun için harcanan emek ve alın teri fazlasıyla karşılığını bulur. Bunu çalışkan Beypazarılı çiftçiler çok daha iyi bilirler. Sabah daha gün ağarmadan yola koyulan çiftçilerimiz, akşam ancak gün batımında evine döner. Birçok yerdeki gibi onlar kışın çetin, soğuk günlerini de çalışarak geçirirler. Yazın çalışıp kışın da miskinlik etmek yoktur. 

Çalışmak ve üretmek çok güzel, ancak üretimin değerlendirilmesi de bir o kadar önemlidir. Artık gelişen tarım yöntemleri sayesinde üretim fevkalade artırılmıştır. Üretimin en iyi şartlarda değerlendirilmesi profesyonel pazarlama koşullarının oluşturulmasını da gerekli kılmaktadır. Yani artık çiftçilerimiz iyi bir çiftçi olmanın yanında iyi bir pazarlamacı da olmak zorundadır. Değişen ve her geçen gün daha da zorlaşan bir rekabet ortamında bu şarttır. Rekabet ortamı en kaliteliye taliptir. Günü kurtaran, günübirlikçi zihniyetteki üreticiler bu ortamda zamanla elenmek zorundadır. Bu çok acı bir gerçektir. Küreselleşmenin getirdiği bu rekabet ortamında ufku geniş, yeniliklere açık çiftçilerimiz ayakta kalabilecektir.  

Hiç kuşku yok ki, bu rekabet ortamı “Birbirini yok etmek değil, birlikte daha iyi olmak” mantığında yürümelidir. Hırsın aklı örtmesi uzun vadede kişiye zarar getirir. Bunun en güzel örneğini yakın zamanda havuçta gördük. Türkiye pazarlarında iyi bir yer edinmiş havuç bir zamanlar üreticisine çok büyük kazançlar getirirken yalnızca kendi ürününü pazarlamayı düşünen, kendi memleketlisiyle rekabete kalkışan üreticiler yüzünden üreticisini zarar ettirir hale gelivermiştir. 

Her türlü bitkisel ve hayvansal üretim yapan çiftçilerin ürün ve ürün çözümü için, birlikte hareket etmeleri en akılcı yol olarak görülüyor. Ne yazık ki, ülkemizde tarım kesiminin haklarını savunacak, tarım politikalarına yön verecek, ekonomik ve sosyal yararlar sağlayabilecek etkili bir sivil örgütlenme kurulamamıştır. Avrupa birliğine giriş için hazırlık ve entegrasyon çalışmalarının hız kazandığı şu günlerde, daha çok ürün ve ürün grubuna dayalı olan, ilgili olduğu alanın sorunlarını derinlemesine araştırabilen, uzmanlaşmaya bağlı olarak yüksek teknolojiyi gerekli kılan ürün işleme ve değerlendirme tesisleri kurmada kolaylık sağlayan birliklerin ülkemizde de kurulmalarına ihtiyaç duyulmuştur. Son yıllarda çıkarılan Tarımda Üretici Birlikleri Kanunu ile çiftçilerimiz bu birlikleri kurmaya teşvik ediliyor. Batı ülkelerinde, üreticilerin teşkilatlanması ve desteklenmesinde önemli bir yer edinmiş ve faaliyetlerini başarıyla sürdürmekte olan üretici birliklerinin ülkemizde de kısa zamanda yaygınlaşmasını ümit ediyoruz. 

Ürününüz bol, yüzünüz güleç olsun.            

Serap ŞİRİN

Ziraat Mühendisi



17.06.2008

« Geridön