“Hatıbıŋ Şenol, köyümüzün en istikrarlı kişilerinden. Çocukluğumuzda ve delikanlılığımızda bıraktığımız Şenol’la karşılaştık. Beyefendi kişiliği, soğukkanlı, sakin, ne istediğini bilen yapısı ve cesareti, O’nu şimdiki mesleğiyle de adeta bütünleştirmiş”
1961 Beypazarı doğumluyum. Annem Karaköylü. Baba tarafı Allardan. Hasan’ın kızı. Anneannem de Hatıplardan. Babam ise Beypazar’lı. İlkokul, Ortaokul ve Lise’yi Beypazarı’nda bitirdim. Üniversite de ise önce Öğretmen okulu – Resim Bölümünde 2 yıl okudum. Tekrar Üniversite sınavlarına girdim. Gazi Üniversitesi - İktisadi İdari İlimler Akademisi – Kamu Yönetimi Bölümünü kazandım. Öğretmen Okulunu bırakarak buraya başladım ve bitirdikten sonra da askere gittim. Döndükten sonra , hakimlik sınavlarına girdim ve kazandım. 2 Yıl staj yaptım. 15 Yıldır da Danıştay’da tetkik hakimi olarak görev yapıyorum. Stajım esnasında eşimle tanıştım. Bir yıl sonra da evlendik. Eşim de Hakim. 9 yaşında bir kızımız var.
M.DOĞANÖZ : Okumayı siz mi istediniz, yoksa aileniz mi yönlendirdi ?
Ş.BOLAT : Okumayı ben istedim. 1978 Yılında Almanya’ya gittim. Zaten ben hariç arkadaşlarımın çoğu Almanya’ya gitmişti. Benim orada işçi olma hakkım da vardı. Kalabilirdim. 18 Yaşımı da doldurmuştum. Sadece bir form doldurmamız yetiyordu.
Ama okumayı seçtim. Zaten ailem de okumamı istiyordu. Onlar için Öğretmen olmam yetiyordu.
İlkokul 5’e kadar Babaannem’le beraber kaldım. O’nun vefatından sonra Üniversite son sınıfa kadar pansiyonlarda, bekar evlerinde kaldım. Ailem Üniversite son sınıfta Almanya’dan kesin dönüş yaptı.
M.DOĞANÖZ : Kariyer Planı yaparken, yada Üniversitede bölüm değiştirirken neyi hedeflemiştiniz ?
Ş.BOLAT : Bölüm değiştirmek benim için zor oldu. Öğretmen okulunda 3.sınıfa geçmiştim. Bölüm değiştirmek konusunda 4 kez karar değiştirdim. Resim Öğretmenliği sevdiğim bir bölümdü. Mezun olduktan sonra, işim de hazır olacaktı. Üstelik aileme 2 yıl daha yük olacaktım. Temel neden ise, 12-Eylül dönemini yaşamam idi. Öncesi ve sonrasıyla öğretmen okulunda okumak, öğretmen olmak, siyasi iktidarların kıyımı oluyordu. Özellikle öğretmenler farklı yerlere sürülerek istifaya zorlanıyorlardı. Oradan oraya gezmek, yatağı yorganı toplayıp başka yerlere gitmek. Temel sebeplerden birisi bu oldu.
Okulu bitirdikten sonraki hedefim devlet kuruluşlarında birine girmekti. Sadece geçimimi sağlayabilecek düzeyde bir işi hedeflemiştim. Bu konuda seçici davrandım. Her sınava da girmedim. Yaklaşık 4-5 tane sınava girmiştim. İdari Yargı’nın yazılı ve sözlü sınavlarını kazandım. 2 Yıl staj gördüm. Staj sonunda bir sınava daha girdim. Sonrasında da İdari Hakim olarak görevime başladım.
İdari Yargı hiç düşünmediğim bir şeydi. 4 Kez Üniversite sınavlarına girdiğim halde hiç birinde Hukuk tercihi yapmamıştım. Aslında Gazi Üniversitesine girerken, Hukuk bölümüne de girebilirdim. Puanım tutuyordu. 1.Tercihim Siyasal Bilgiler Fakültesi, 3.tercihim ise Gazi-İktisattı. Burayı kazandım. Okuldan mezun olduktan sonra ne yapacağım diye düşündüm. Girebileceğim sınavlar belliydi. Belki bir Muhasebe Bürosu da açabilirdim.
Yaşamımda maddi anlamda bir beklentim, hırsım ve hedefim olmadı. Huzurlu bir işim olsun, ailemle, eşimle, çocuğumla, sağlıklı, huzurlu bir yaşantım olsun, işimin gereğini yapabileyim, vicdanımın rahat olsun, bu bana yeter.
Bugün yine Hakimliği tercih ederim. Aslında Danıştay Hakimliğini tercih etmemin yani Ankara’da kalmamım sebebi, ailemin burada olması değil, yerleşik bir düzene sahip olmasıdır. Çocuğumun hep aynı çevrede yetişmesini istiyorum. Mahalleden arkadaşları, belki ömür boyu sürdürebileceği dostlukları olacak. Ben böyle bir ortamda büyümesini istiyorum.
M.DOĞANÖZ : Kariyer planı yapmak isteyen gençlerimize ne önerirsiniz ?
Ş.BOLAT : İyi bir Üniversite okusunlar. Bir yabancı dili de iyi derecede öğrensinler. Hedeflerini iyi belirlesinler. İnsan ilişkilerine önem versinler, geliştirsinler ve sıcak tutsunlar. Kendilerine güvensinler. Sevdikleri alan yönlensinler. İstedikleri alanda daha başarılı olacaklardır. Bunun dışındakiler zorlama olur. Nasıl yaşamak istediklerini düşünsünler. İş yaşamının dışında da dünyaları olsun, ilişkilerini koparmasınlar. Hırslarından dolayı dostluklarına zarar vermesinler ve çıkar amacıyla da kullanmasınlar. Uzun vadede ben bu adamdan şu çıkarları elde ederim diye düşünmek çok yanlış. Karakterlerini ortaya koymuş olurlar aslında. Yaşamımda böyle bir şey düşünmediğim gibi, böyle bir arkadaşlık ilişkisi de yaşamadım.