1969 Yılında Ankara’da doğdum. İlkokul,Ortaokul ve Lise eğitimini Ankara’da tamamladım. O zamanlar Etlik’te oturuyorduk. Etlik İlkokuluna devam ettim. Ortaokul ve Liseyi Kanuni Lisesinde tamamladım. 1986 Yılında Üniversite sınavına girip Gazi Üniversitesi-Makine Mühendisliği bölümünü kazandım. O zamanlar en büyük merakım futboldu. Üniversite sınavları falan çok ciddi bir şey değildi. Ortaokuldan bu yana Ankaragücü altyapısında oynuyordum. 7 Yıl kadar devam ettim. Baktım Futbol pek karın doyuracak gibi değil, Üniversite sınavını kazanınca buraya ağırlık verdim. İkisi beraber yürümüyordu. 1990 Yılında da Makine Mühendisi olarak mezun oldum. Şimdi amatör olarak hem oynamayı hem izlemeyi seviyorum.
Mezuniyetten sonra aynı Üniversite’de Termo Dinamik Anabilim dalında Master eğitimine başladım. Eğitimim esnasında Asistanlık sınavına girdim ve kazanıp Asistan olarak işe başladım. Bir yandan Master yaparken diğer yandan asistan olarak bir işim olmuştu. Maddi yönden çok iyi olmasada yinede bana destek sağlıyordu. 4 Yıllık Master eğitiminin ardından Yüksek Makine Mühendisi oldum. Yine aynı Üniversitenin Doktora sınavını kazanıp Doktora eğitimine başladım. Sene 1996 olmuştu. Ya Doktora eğitimini tamamlayıp kariyerime Üniversitede hoca olarak devam edecektim ya da özel sektörde iş hayatına başlayacaktım. Eğitimi birinci sınıfta bırakıp aynı yıl askere gittim. 8 Aylık kısa dönem askerlikten sonra Üniversitede 5-6 ay kadar asistanlık görevime devam ettim. Bu arada da dışarıda iş arıyordum.
1997 Yılında Ostim’de asfalt makinaları üreten Aydın İnşaat ve Makine Sanayiinde Makine Mühendisi olarak işe başladım. Burada ikibuçuk yıl kadar çalıştım. Özel sektör tecrübesini burada edindim. İlk defa yurtdışına çıkma fırsatım da bu firma sayesinde oldu. İnsanın ufkunu açması açısından çok güzel tecrübeydi. Çalıştığım firmanın aynı sektörde Amerikalı ortağı vardı. Türkiye’de ortak iş yapıyorduk. Bu firmayla beraber Büyükşehir belediyesine 400 tonluk çok büyük bir asfalt tesisi kurduk. İlk defa Amerika / Atlanta’ya bu firmanın tesislerini ziyarete gitmiştim. Keyifli bir ikibuçuk yıl geçirdim. Proje bittikten sonra Ostim dışına çıkıp daha büyük, daha köklü, daha organize firmalarda çalışmak istedim. 1999 Yılında Gölbaşında Nurol Holding bünyesinde Türk Silahlı Kuvvetlerine ve Dünyadaki Diğer Silahlı Kuvvetlere Zırhlı Araç ve Zırhlı Personel Taşıyıcısı üreten, FNSS Savunma Sistemleri bünyesine girdim. İmalathanede Atölye-Kaynak Mühendisi olarak işe başladım. Yaklaşık üç yıl burada görev yaptım. 2001 Yılında ODTÜ’nün düzenlediği kaynak mühendisliği kursuna katıldım. Bir döneme yakın süren kursun ardından sınava girerek Kaynak Mühendisliği diplomamı aldım. Yaptığım iş kaynak ağırlıklı olduğundan, işyerinde bu diplomaya sahip olmam gerekiyordu.
2003 Yılında FNSS ile Malezya Hükümeti arasında Malezya Kara Kuvvetlerine 211 adet zırhlı araç ihraç etmek üzere anlaşma imzalandı. Bu şu ana kadar yapılan en büyük silah ihracatı anlaşmasıydı. Anlaşma gereği 67 aracın Malezya’da üretilmesi ve kaba testlerinin orada yapılması gerekiyordu. Bunun için ortak bir firma bulundu. Aynı zamanda bu işi koordine etmek için bir eleman ihtiyacı doğdu. Bu iş için müracaat ettim ve organize etmek için 2003 yılında “Malezya Proje Koordinatörü” kimliğiyle Malezya’ya gittim. Yanımda bir de Yücel Onay isminde teknisyen arkadaşım vardı. Onunla beraber ikibuçuk sene boyunca Malezya’da ortak firmayla bu araçları ürettik. Orduyla beraber testlerini yaptık ve bir yıl boyunca da garanti hizmetlerini verdik.
Malezyadaki görevimizin bitmesinden sonra 2005 yılında yine bizim firmanın Amerikan ortaklarından olan BAA Systems firmasının Irakta aldığı zırhlı araçlara ilave zırh üretmek üzere 60 kişilik bir ekiple Irak’a gittik. Projenin 2006 senesinin mart ayında bitmesinden sonra Ankara’ya döndüm. Hemen peşinden bir ay kadar sonra Suudi Arabistan Ordusuyla imzalanan eski zırhlı araçların yenilenmesi projesi kapsamında Suudi Arabistan’a gittim. Dokuz kişilik Türk teknisyen ekibi ve Suudi Arabistan teknisyenleriyle beraber halen bu görevimi sürdürüyorum.
Genç arkadaşlarıma söyleyeceğim şu; artık ileşberlik, ekip-biçme eskisi kadar para etmiyor. Ellerinden geldiği kadar okumalarını tavsiye edeceğim. Gidebildikleri yere kadar gitsinler. Okuduktan sonra önlerindeki alternatif daha fazla. Nerede olursa olsunlar elbette doğup büyüdükleri köylerini unutmalarını istemem. Her zaman her fırsatta gelsinler. Büyüklerinden kimleri varsa ziyaret etsinler. Çünkü köyümüz çok güzel. Buradaki lezzetler, zevkler, güzellikler başka bir yerde yok. Ben 38 yaşındayım. Her fırsatta buraya gelmekten, burada bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu güzellikleri hep beraber daha uzun yıllar yaşatalım. Bayramlarda özellikle tatile gitseler bile en azından birinci günü gelip bayram namazından sonra bayramlaşma merasiminde bulunsunlar.
Vizyonlarını genişletmek için girişken olsunlar. İçe kapanmasınlar. Girişimci olsunlar. Herhangi bir işte çalışmaktan çekinmesinler. Küçümsemesinler. Okumak, Üniversite mezunu olmak da her şey değil. Mümkünse her ortama girmeye çalışsınlar. İmkanları varsa yurtdışına gitsinler. Çalışmak için değil belki ama oranın şartlarını, imkanlarını görmek anlamında olabilir. Vizyonlarını genişletmek adına bir etmendir. Ankara, Beypazarı veya Çayırhanla sınırlı kalmasınlar. Bütün Türkiye bizim için iş imkanı. Dünya küçüldü zaten. Bütün bunları yaparken Köyümüzü unutmasınlar.