BAŞARI ÖYKÜLERİ
Mehmet BORAN


14 Ocak 1946 Yılında doğdum. 1953 Yılında ilkokula başladım. Bitirdikten sonra ailecek Ankara’ya göç ettik. Ortaokula Keçiören’de Hüseyin Günver Ortaokulunda başladım. İsmet Paşada oturuyorduk. Babam da bakkal dükkanı açmıştı. Ortaokul ikinci sınıfa kadar burada okudum. Okumam konusunda beni babam teşvik ederdi. Hatta okusun diye zor işlere gönderirdi. Dağa oduna giderdim, gelir gelmez de çifte gönderirdi. Tarla-taban işleriyle meşgul oldum. Hatta boş durdurmamak için en az iki tane keçi alır, önüme katar, onları güttürürdü. İleri görüşlü idi. İleşberliğin zor iş olduğunu, okumam gerektiğini bu taktikle anlatmaya çalıştı. Okumamı çok istiyordu. Bu konuda elinden gelen her türlü maddi-manevi desteği sağladı. 

Ortaokulun ikinci sınıfında köye döndük. Ortaokula Nallıhan’da devam ettim ve orada bitirdim. Oradan Ankara Ticaret Lisesine gittim. Son sınıfta iken bir taraftan da Petrol Ofisinde Daktilograf olarak işe başladım.  

Liseden sonra Ankara İktisadi İdari Bilimler Akademisi’ne girdim. Gündüz işe, akşam ise okula devam ediyordum. Bir taraftan da ev geçindiriyordum. 1969 Yılında oğlum Atıl, 1973 yılında da kızım Şeyda doğdu. Tahsilime zor şartlar altında devam ettim. Akşam okuduğumdan dolayı bir yıl kaybım oldu. 

Tahsilim boyunca eşim bana çok yardımcı oldu. Çünkü evde akşamları da yoktum. Çok büyük fedakarlık yaptı. Çocuklarıyla ilgilendi. Kendisine çok teşekkür ediyorum ve memnuniyetimi ifade etmek istiyorum. Çocuklarımda çok başarılı oldu. Kendi kendilerine çalıştılar. Çok ta iyi okudular. Hiç müdahalem olmadı. Dersinize çalışın dahi demezdim. Oğlum Gazi Üniversitesinden Makine Mühendisi olarak çıktı. Yurtdışında görev yapıyor. Kızım da Anadolu Lisesinden sonra Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Şu anda da Garanti Bankasında Şube Müdürü. İkisiyle de gurur duyuyorum. 

1976 Yılında Üniversiteyi bitirdim. İşyerine Daktilograflıktan memur sınıfına alınmam için dilekçe verdim. Başarılı bulundum ve memur oldum.  1978 Yılında askere gittim. 4 Aylık okul eğitimini Balıkesir-Çayırhisar’da tamamladıktan sonra Yedek Subay olarak Malatya Askerlik Şubesinde hizmete devam ettim. 1979 Yılı Kasımında da terhis oldum ve tekrar Petrol Ofisindeki işime başladım.  

Petrol Ofisinde basamakları çıkmak tabiî ki birden olmadı. Çok çalışarak, hakkımı arayarak yükseldim. Önce şef oldum. Yaklaşık 10 sene şeflik yaptıktan sonra, müdür muavini oldum. Bu görevi 11 sene sürdürdüm. Arkasından Muhasebe Müdürü olarak görev yaptım.  

32 Sene hizmetten sonra 2000 yılında emekli oldum. Köye –sağolsun- oğlumun da desteğiyle ev yaptırdık. Yazları burada duruyorum. Bağla-bahçeyle uğraşıyorum . Kışın Ankara’ya gidiyoruz.

Bizim dönemimizde karasaban – pulluk vardı. Herkes tarlayla uğraşırdı. Ekin harmanı zamanında gelir, sapları, ekinleri kağnıyla taşırdık. İnsanlar daha mutluydu. Köyde şimdi her şey var, teknik gelişti, bir günde her şeyi kaldırıyorsun ama ekip-biçen yok. Kimse mutlu değil. Tarımda gelecek yok. Gençlerimizin kendilerini kurtarmaları için tahsil şart. Şimdi en az Lise mezunu olmaları gerekiyor. İmkanı olan daha ileri düzey okumalı. Bir de Yabancı Dil öğrenmeleri lazım. İyi derecede de Bilgisayar kullanabilmeliler. Bunlarda çok önemli. İşe girerken soruyorlar.  

Eski bayramları çok arıyorum. 10-15 Kişilik arkadaş gurubumuz vardı. Sırayla herkesin evine giderdik ve her evde de sofra kurulurdu. Sohbet ederdik, eğlenirdik. Her şey gırla giderdi. Büyüklerimizi ziyaret eder, ellerini öperdik. Kim bize daha fazla para veriyorsa, onun evine giderdik. Bir keresinde babam bize yeni pabuç almıştı. Akşamdan yatağımın başucuna koydum. Onlara bakarak uyudum. Öyle her bayramda yeni elbise alınmazdı. İmkanlar kısıtlıydı. Şimdi bizim yaşadıklarımızın çoğunu göremiyorum. 

Köyümüz çok güzel, çok seviyorum. Maalesef birlik yok. Bir araya gelemiyorlar. Birisi İstanbul’dan geldi köylüyü dolandırdı. Birlik olsa bunlar yaşanmazdı. İmece iş yapılacak, destek yok. Haliyle böyle şeylere üzülüyoruz. 


20.10.2008

« Geridön